Kategoriler
  - Yüreğimden Nameler (69)
  - Sizin Şiirleriniz (42)
  - Ünlü Şairlerimiz (65)
  - Halk Ozanları (21)
  - Türkü Hikayeleri (74)
  - Türkü Sözleri (27)
  - Müzik Bilgisi (17)
  - Kıssadan Hisseler (13)
  - Fıkıh Köşesi (14)
  - Köşe Yazıları (20)
  - Edebiyat (21)
  - Güzel Sözler (17)
  - Hikayeler (27)
  - Sanat (17)
  - Tarih (27)
  - Felsefe (50)
  - Sağlık (34)
  - Sözlük (23)
  - Makaleler (7)
  - Video ve Resim (34)
 


En Çok Okunan 10
  -  Akciğerlerin vücuttaki görevleri nedir ? (8564)
  -  Ruh Sağlığı Ne Demektir ? (6045)
  -  Ortaçağ Avrupa Sanatı (5933)
  -  Hey On Beşli (5439)
  -  Bedri Rahmi Eyüpoglu (5266)
  -  Acılar Denizi (4128)
  -  Apandisit Genel Bilgiler (3556)
  -  Sen Yoktun (3505)
  -  Belalım (3395)
  -  Sevgi (3259)
 

En Son Eklenen 10
  -  Kücük Selmanin Prikolojisi. (819)
  -  Istemiyorum. (1129)
  -  Sonbahar (1058)
  -  Günaydin. (1071)
  -  Gülüm... (1062)
  -  ALLAHIM (1046)
  -  Kara Bulutlar (980)
  -  Istasyon (994)
  -  Neden Hep Sen Varsın (1044)
  -  Dertlerin Askiyim (1100)
 

Dost Siteler
  -  Günlük Gazeteler
  -  Kim Kimdir
  -  Canlı TV
  -  Osmanlı Tarihi
  -  Tarihte Bugün Olanlar
  -  Kesintisiz Full Dizi izle
 
Anketler
Sitemizi Nasil Buldunuz ?
Google den

Arkadaştan

Banner Link

Tavsiye Öneri

 
 
     
Genclikte Yasanan Dejenerasyon Ve Çözümü
 

Darwinizm'in, "insan çatışan hayvandır" şeklinde özetlenebilecek telkinleriyle, şiddet sözde meşrulaştırılmıştır. Evrim teorisi ve Darwinist ideoloji 150 yılı aşkın bir süredir dinsizliği, ahlaksızlığı, anarşiyi, kavgayı, çatışmayı ve şiddeti toplumlara telkin etmekte ve Darwinizm'in bu telkinleri büyük toplumsal felaketlere sebep olmaktadır. Darwinizm ile doğrudan ilişkili olarak ortaya çıkan toplumsal sorunların en son halkası ise son günlerde özellikle okullarda giderek artan şiddet olaylarıdır.

Bilindiği gibi geçtiğimiz birkaç ay boyunca okullarda yaşanan şiddet olayları Türkiye'nin gündemini meşgul etti. Birçok okulda istenmeyen olaylar yaşandı. Öğrencilerin birbirlerini ürkütücü yöntemlerle yaraladıklarına ve hatta öldürdüklerine şahit olduk. Bu olaylar nedeniyle televizyonlarda çeşitli uzmanların katıldığı açıkoturumlar ve haber programları yapıldı. Gazeteler konuyu günlerce manşetlerine taşıdı. Sonuç olarak; tüm bu yaşananların ardında ailelerin ilgisizliği, ekonomik sorunlar, televizyonun zararlı etkisi gibi nedenler olduğu düşünüldü. Eğitim sisteminin düzenlenmesi, güvenlik artırımı, öğrencileri sanata ve spora özendirme gibi kesin çözüm vaad etmeyen ancak durumu hafifletmesi muhtemel olan çözümler öne sürüldü. Bu önlemlerin belli oranda fayda sağlayacağı tartışmasızdır, ancak bunların hiçbiri sorunu kesin olarak ortadan kaldıramayacaktır. Çünkü sorunun kökeni, konuşulan ve yazılanlardan farklı olarak halen devam etmekte olan bir telkinin sonucudur.

Söz konusu telkin, evrim teorisinin insan yaşamına ve insanlar arasındaki ilişkilere uygulanması ile ortaya çıkan “sosyal Darwinizm”dir.

Daha önceki yazılarımızda da sıkça bahsettiğimiz üzere, sosyal Darwinizm'in bu telkinleri sadece günümüzde değil, ortaya çıktığı günden bu yana yaklaşık 150 yıldır tüm insanlığa çok büyük belalar getirmiş ve getirmeye de devam etmektedir.

Tek ve kesin çözüm ise Darwinizm’in telkinlerini fikri mücadeleyle ortadan kaldırmak ve insanlara Rabbimiz'in bildirdiği Kuran ahlakını tebliğ etmektir.

 


 

Darwinizm Dinsizliği Nasıl Yaygınlaşırıyor?

Darwinizm, inançsızlığın temeli olan materyalist felsefenin doğaya uyarlanmasından ibarettir. Bu teori, kendisini destekleyen tek bir bilimsel delil olmamasına rağmen, sırf materyalist felsefeyi yaymak için özellikle inançsız kesim tarafından körü körüne savunulmaktadır. Sözde bilimsellik kılıfı ile ortaya çıkan ve sadece canlıların oluşumu ile ilgili görüşler ileri sürdüğü sanılan bu ilkel teorinin insanlığa verdiği asıl zarar, inançsızlığa temel oluşturması, insanlara başıboşluk ve amaçsızlık telkini vermesi, sevgi, saygı, merhamet, hoşgörü gibi güzel ahlak özelliklerini yok etmesidir. Temel amaç ise dinsizliği yaygınlaştırmak ve ahlaki değerlerin tamamen ortadan kalktığı bir dünya kurmaktır.

Nitekim bu temel amacın çıkış noktasını evrimci bilim adamı J. P. Darlington şöyle ifade etmektedir:

Birinci nokta; bencillik ve şiddet doğuştandır, en uzak atalarımızdan bize miras kalmıştır. O zaman şiddet insanlar için doğaldır; evrimin bir ürünüdür.1

Darwinizm'in Okullardaki Şiddetle Bağlantısı Nedir?

Evrim teorisinin sosyal yönü, diğer bir ifadeyle, insanların ahlaki değerlerini yitirmesine ve sapkın ideolojilere kanmasına sebep olan sinsi yönü, Darwinistler tarafından sürekli gizlenmeye çalışılır. Bu teoriyi bilerek ya da bilmeyerek savunan pek çok kişi de çoğu zaman bu vahim durumu tam kavrayamaz.

Dünya genelinde bazı basın yayın organları vasıtasıyla canlı tutulmaya çalışılan Darwinist propagandaların toplum üzerindeki yıkıcı etkilerini daha iyi anlayabilmek için bu propagandaların insanların bilinçaltına yerleştirmeye çalıştığı mesajları iyi yorumlamak gerekir.

Darwinist Telkinlerle Ancak Zalim ve Saldırgan Nesiller Yetişir

Evrim teorisinin sözde bilimsel bir gerçekmiş gibi gösterilmesi durumunda zalim ve saldırgan nesillerin yetişeceğinin çok iyi bilinmesi gerekir.

Darwinizm'in insanı bir tür hayvan olarak sunmak istemesinin ana nedenlerinden biri, tüm ahlaki değerlerin ortadan kalktığı bir dünya özlemidir. Darwinist anlayışın hakim olduğu bir dünyanın temel özelliği ise, "kendinden olmayanla çatışmak"tır. İnsanların kişiliklerinin şekillendiği ve dünyaya bakış açılarının belirlendiği yıllar olan çocukluk ve gençlik yılları, Darwinistlerin de özellikle üzerinde durdukları bir zaman dilimidir. Bu amaçla sürdürdükleri faaliyetler ise gelecek nesillerin sağlam ahlaki temeller üzerinde yetişmesini ciddi biçimde tehdit etmektedir. Evrimcilerin ve materyalistlerin, son dönemde tüm dünyada, okullarda evrim teorisinin yanı sıra yaratılışın da anlatılmasına dair oluşan yoğun isteklere şiddetli bir tepki göstermeleri de bu yüzdendir.

 

Darwinizm Gençleri Böyle Zehirliyor

Kimi zaman sözde ilkel bir insanı ailesiyle ve yaşadığı ortamla beraber resmederek, kimi zaman bu resmi belgesel animasyonlarıyla canlandırarak, kimi zaman yüksek bütçeli filmlere konu ederek insanların bilinçaltlarına yollanan evrim mesajlarının bir sonraki aşaması Darwinizm'in sinsi telkinleri olmaktadır. İnsanı sözde hayvani dürtülerle hareket eden bir varlık olarak gösterme çabasının ardından, insanların da hayvanların davranışlarına benzer davranışlar içinde olmasının makul olduğu mesajları işlenmeye başlanır. Bu amaçla filmler, müzik parçaları, kitaplar ve diğer tüm iletişim araçları ustalıkla kullanılır. Film senaryoları, kitap içerikleri, şarkı sözleri çoğu zaman bu gizli mesajlarla doludur.

uşkusuz ki, bu propaganda yöntemlerinden en çok çocuklarımız etkilenmektedir. İnsanın sözde bir hayvan olduğu, insanların vahşi hayvanlar gibi birbirleriyle mücadele etmeleri gerektiği, ancak güçlü olanın ayakta kalabileceği gibi bilim dışı telkinlere maruz kalan bir çocuğun bencil, merhametsiz, anlaşmazlıkların çözümünde kaba kuvvet kullanan biri olmasına şaşırmamak gerekir.

Öte yandan eğitim çağındaki çocukların en çok zaman geçirdikleri yerin okulları olduğu düşünüldüğünde, bu kurumlarda okutulan evrim teorisinin de bu son derece aldatıcı dünya görüşüne zemin hazırladığı göz ardı edilmemelidir. Gençlere çağdaş bir eğitimin verildiği, güzel ahlak özelliklerinin öğütlendiği okullarımızda evrim teorisinin bu çabayı baltalayıcı bir rolünün olduğu unutulmamalıdır. Evrim teorisi ve Darwinizm gençlere sorumsuz oldukları telkinlerini vererek ahlaksızlığa, diğer insanların değersiz olduğu söylenerek acımasızca onları ezmeye, çatışmanın sözde makul olduğu iddia edilerek şiddete ve kavgaya itmektedir.

Ölümle birlikte yok olup gideceğini düşünen bir çocuk için dünyadaki hiçbir şeyin bir anlamı kalmaz. Dostlukların, sevginin, yaptığı iyiliklerin, yaşadıklarının hiçbir karşılığı ve devamı olmayacağını zanneden bir insana hiçbir güzellik zevk vermeyecektir. Darwinizm'in "hayat mücadelesi" dogması ve insanların bir çeşit hayvan oldukları yalanı uygulamaya konulduğunda, insan hayatı değersizleşir. Herhangi bir sebeple birini öldürmek, yaralamak, zarar vermek, suç işlemek sözde makul ve kolay hale gelir. Bunu engellemek için evrim teorisinin bilim dışı bir dogma olduğu, Darwinizm'in telkinlerinin gerçeği yansıtmadığı gençlere anlatılmalıdır.

 

Çözüm Darwinizmin Ortadan Kalkması ve Kuran Ahlakının Yaşanmasıdır

Konuyla ilgili olarak Darwinist görüşleri ile tanınan Sabah Gazetesi yazarı Emre Aköz, 31 Mart 2006 tarihli yazısında şöyle demektedir:
Din ve ahlak konusunda hassas olan çevrelerde yaşayan gençler, şiddetten ve suçtan, diğer akranlarına oranla uzak duruyor.

Ayrıca;

Eğitim-Sen Genel Başkanı Alaaddin Dinçer de okullardaki şiddet olaylarına neden olan faktörleri sayarken son derece önemli bir noktaya dikkat çekmektedir:

"... Ayrıca ekonomik programın yarattığı yoksulluk, işsizlik, yolsuzluklar ve haklı olanın değil güçlü olanın kazanacağı dürtüsü. Bunun da çeşitli görsel etkileri var... Bu aslında toplumun yaşadığı cinnet halinin göstergesidir. Toplum bunalıma itiliyor. "

Sayın Dinçer'in ifade ettiği "Haklı olanın değil güçlü olanın kazanacağı dürtüsü", Darwinizm'in en temel yalanlarından biridir ve insanları her türlü kanun dışı ve gayri ahlaki eylemi yapmaya elverişli hale getirmektedir. Hiç şüphe yok ki, Darwinist telkinlerin gençlerde meydana getirdiği ağır tahribatı ortadan kaldıracak, onları devletlerine, milletlerine ve insanlığa faydalı hale getirecek olan yalnızca din ahlakıdır. Kendisini Yüce Rabbimiz'in yaratmış olduğunu bilen, Yaratıcımız olan Allah'a karşı sorumluluklarının bilincinde, yaptıklarının hesabını vereceğinin şuurunda olan bir kimse her zaman güzel ahlak gösterecek, iylliği emredip kötülükten sakındıracak, barışa davet edecek, merhameti tavsiye edecektir.

SONUÇ

Sorunun çözümüne ilişkin dile getirilen tüm tedbirler alınmış, gerekli düzenlemeler ve iyileştirmeler yapılmış olsa dahi genç nesiller Darwinist telkinlere maruz kalmaktan kurtarılmadığı sürece bu toplumsal sorunun tam anlamıyla ortadan kalkması mümkün olmayacaktır. Öğrencilerin şiddet eğilimleri alınan tedbirlerle engellense bile, onların aynı fikirde olmadıkları, anlaşmazlığa düştükleri kimselere karşı hoşgörülü ve affedici olmaları, her durumda barış yolunu seçmeleri öğütlenmediği takdirde istenen ve özlenen ortam oluşmayacaktır. Bu nedenle konuyla ilgili olarak özellikle yazılı ve görsel basına, televizyon yapımcılarına, yazarlara, eğitmenlere, bilim adamlarına çok önemli sorumluluklar düşmektedir. İnsanlığın barışa, huzura, kardeşliğe en çok ihtiyaç duyduğu bu yıllarda tek çözüm inançlı, adaletli, iyiliksever, insaniyetli ve vatansever nesiller yetiştirmektir. Bu ise ancak, çocuklara dünyaya tesadüfen ve boş yere gelmediklerinin, kendilerini Yüce Allah'ın yaratmış olduğunun ve O'nun öğrettiği güzel ahlaka göre yaşamaları gerektiğinin anlatılmasıyla mümkün olacaktır.

 KAYNAK: HARUN YAHYA




Gönderen = HAZAL

Arkadaşima Gönder >>           Sizden önce 319 kişi okudu.  
     



     
Yukarıdaki yazıya cevap yazmak için asagidaki formu kullanin
     


     
Cevap Formu
Adınız :
Email :
Cevabınız :
     


 
 

   

Sitemizde 20 kategoride 619 yazı 328346 defa okunmuştur.  

Copyright © 2008 Acılardeniz şiir sitesi                                                                                                                                               Tasarım: Ali Kılınç