Kategoriler
  - Şiirlerim (59)
  - Sizin Şiirleriniz (15)
  - Sairlerimiz (33)
  - Güzel Sözler (17)
  - Hikayeler (26)
  - Makaleler (7)
  - Kissadan Hisseler (12)
  - Fıkıh Köşesi (3)
  - Köşe yazilari (9)
  - Edebiyat (18)
  - Felsefe (50)
  - Sanat (17)
  - Tarih (27)
  - Sağlık (34)
  - Videolar (0)
  - Öneri ve Elestiriler (1)
 


En Çok Okunan 10
  -  Ortaçağ Avrupa Sanatı (356)
  -  Yunan ve Roma Sanatı (336)
  -  Acılar Denizi (208)
  -  Çaresizim (166)
  -  İlk Çağda Anadolu Sanatı (160)
  -  Ruh Sağlığı Ne Demektir ? (143)
  -  Bedri Rahmi Eyüpoglu (140)
  -  Ve Sen Gittin (136)
  -  Ağla Sen (127)
  -  Çaresiz Sevdam (117)
 

En Son Eklenen 10
  -  Öneri ve Elestirileriniz (24)
  -  Abdest Bölüm 2 (10)
  -  Abdest Bölüm 1 (11)
  -  Fıkıh ve Fetva (15)
  -  Avutmuyor Hiç Bir şey (31)
  -  Sevgi (54)
  -  O Zaman (35)
  -  Yabancı (37)
  -  Bir Elsin (36)
  -  Kahrol (33)
 

Dost Siteler
  - 
  - 
 
Anketler
Siteyi Nasil Buldunuz ?
Google den

Arkadaştan

Banner Link

Tavsiye Öneri

 
 
     
Kritizm

 

KRİTİSİZM


Deney ve akıl bilginin oluşumunu sağlar. Deneyle başlayan bilgi edinme süreci zihnimizdeki 12 kategoriye aklımız yardımıyla yerleştirilerek bilgi oluşur.)
Kritisizm insan zihninin güçlerine ve insanın neyi bilip bilemeyeceğine ilişkin bir araştırmadan meydana gelen felsefi yaklaşımdır.
Bu yaklaşımın en önemli temsilcisi Alman filozofu İmmanuel Kant’tır.

İmmanuel Kant (1724-1804):Kant felsefede rasyonalizm ve empirizm akımlarının bir sentezini yapmıştır.

O’na göre bilgide,duyuların dış dünyayla ilgili deneylerin sağladığı içeriğe aklın sağladığı biçime ve forma gereksinim duyarız.

Zihnin bilgideki temel ayırıcı faaliyetini deneyimden gelen ham ve işlenmemiş malzemeyi bir sentezden geçirmek ve bu malzemeyi birleştirip ona bir birlik kazandırmak olarak tanımlar.

Kant’a göre bilgi deneyle başlar ama deneyle sona ermez, sadece deneyden oluşmaz. Deney bilginin ham maddesini sağlar. Ancak böyle olması, bilginin deneyden çıktığı anlamına gelmez. Çünkü bilgi için deneyle elde edilen hammaddenin bir biçime bir düzene sokulması gerekir. Bu biçimlendirme işi zihinde bulunan bir takım zihin formları(kalıpları) sayesinde olur, bu formlar ise deneyen gelmez apriori (ön bilgi) dir.

O insan zihninde üç ayrı parça bulunduğunu söyler. Bunlar:
a-Duyarlık-Dış dünyadan duyular aracılığıyla gelen izlenimleri alır
b-İmgelem- izlenimleri birbirlerine bağlar
c-Anlayış-duyarlıktan gelen duyusal malzemeyi,aklın a priori (deneyden kazanılmamış ve deneyden bağımsız olan) kavram ve kategorileri içine yerleştirir.

Böylece insan bilgi sürecinde aktif olarak duyular yoluyla gelen izlenimleri sınıflar,kalıplara yerleştirir ve yorumlar.

Kant’a göre insan bilgisi sınırlıdır.İnsan zihni,nesneleri ve olayları gerçekte oldukları şekliyle bilemez. Nesneler zihnin imkanlarına,yapısına ve formlarına göre bilinebilir. Dolayısıyla bu durumda nesneleri gerçekte oldukları şekliyle(numen) değil de bize göründükleri şekliyle (fenomen) bilebiliriz. Bilgide aklın katkısı kadar, dış dünyadan gelen duyusal öğe de önem taşır.Bu duyusal öğe olmadığında akıl algılamadığı (Tanrı,ruh gibi) konularda çelişkiye ve yanlışa düşebilir

Felsefe Tarihi





Gönderen =

Arkadaşima Gönder >>           Sizden önce 58 kişi okudu.  
     



     
Yukarıdaki yazıya cevap yazmak için asagidaki formu kullanin
     


     
Cevap Formu
Adınız :
Email :
Cevabınız :
     


 
 

   

Sitemizde 16 kategoride 328 yazı 9794 defa okunmuştur.  

Copyright © 2008 Acılardeniz şiir sitesi                                                                                                                                               Tasarım: Ali Kılınç