Kategoriler
  - Yüreğimden Nameler (69)
  - Sizin Şiirleriniz (42)
  - Ünlü Şairlerimiz (65)
  - Halk Ozanları (21)
  - Türkü Hikayeleri (74)
  - Türkü Sözleri (27)
  - Müzik Bilgisi (17)
  - Kıssadan Hisseler (13)
  - Fıkıh Köşesi (14)
  - Köşe Yazıları (20)
  - Edebiyat (21)
  - Güzel Sözler (17)
  - Hikayeler (27)
  - Sanat (17)
  - Tarih (27)
  - Felsefe (50)
  - Sağlık (34)
  - Sözlük (23)
  - Makaleler (7)
  - Video ve Resim (34)
 


En Çok Okunan 10
  -  Akciğerlerin vücuttaki görevleri nedir ? (8565)
  -  Ruh Sağlığı Ne Demektir ? (6045)
  -  Ortaçağ Avrupa Sanatı (5933)
  -  Hey On Beşli (5439)
  -  Bedri Rahmi Eyüpoglu (5266)
  -  Acılar Denizi (4128)
  -  Apandisit Genel Bilgiler (3556)
  -  Sen Yoktun (3505)
  -  Belalım (3395)
  -  Sevgi (3259)
 

En Son Eklenen 10
  -  Kücük Selmanin Prikolojisi. (819)
  -  Istemiyorum. (1129)
  -  Sonbahar (1058)
  -  Günaydin. (1071)
  -  Gülüm... (1062)
  -  ALLAHIM (1046)
  -  Kara Bulutlar (980)
  -  Istasyon (994)
  -  Neden Hep Sen Varsın (1044)
  -  Dertlerin Askiyim (1100)
 

Dost Siteler
  -  Günlük Gazeteler
  -  Kim Kimdir
  -  Canlı TV
  -  Osmanlı Tarihi
  -  Tarihte Bugün Olanlar
  -  Kesintisiz Full Dizi izle
 
Anketler
Sitemizi Nasil Buldunuz ?
Google den

Arkadaştan

Banner Link

Tavsiye Öneri

 
 
     
Bulaşıcı Ve Virüs Hastalıkları 2

 

Enfeksiyöz mononükleoz

Enfeksiyöz mononükleoz nedir ?
Muhtemelen bir virüsten ileri gelen bir enfeksiyon hastalığıdır. Çok kez çocuklarda, erginliğe varanlarda, okullarda, kollejlerde ve başka topluluklarda meydana gelen hafif epidemik bir hastalık halinde de görülebilinir.
Bu hastalık nasıl bulaşmaktadır ?Enfeksiyöz mononükleozun gelişme süresi ne kadardır ?Enfeksiyöz mononükleozun belirtileri nelerdir ?Hastalık kesin olarak nasıl teşhis edilir ?Bu hastalığın olağan gidişi nedir ?Enfeksiyöz mononükleoz hastalığının komplikasyonları nedir ?Bu hastalığı kesin olarak teşhis eden kan testi hangisidir ?Enfeksiyöz mononükleozun belirli bir tedavisi var mıdır ?Enfeksiyöz mononükleoz öpüşmeyle bir insandan başkasına bulaşır mı ?Eğer birisinde bu hastalık varsa ve haftalarca bazen de aylarca inatla devam etmekteyse bu hastanın yatakta tutulması ve başkalarından tecrit edilmesi gerekir mi ?

Cüzzam

Cüzzam neden ileri gelir ?
Hansen basili diye adlandırılmış olan bir mikroptan ileri gelir.

 Cüzzam çok bulaşıcı mıdır ?Cüzzamın belirtileri nelerdir ?Cüzzamdan iyileşme imkânları var mıdır ?Cüzzamı tesirli şekilde tedavi etmek yolları var mıdır ?


Evet. Birçok sulfone ilâçlarıyle çok iyi sonuçlar elde edilmiştir. Tedavi özel hastanelerde ve kesimlerde yapılmaktadır. Günümüzde çabuk teşhis ve iyi plânlanmış tedavi yöntemleriyle cüzzamın tahribatının durdurulması ve tedavi edilmesi şansları yüksektir.
Bu hastalığın cinsine ve ilerleme oranına bağlıdır. Bazı hallerde bir kısım tahribat olduktan sonra belirtiler kendiliklerinden kaybolur ve sonradan yeniden kendilerini gösterirler. Bazı hallerde hastalık yirmi yıl ve bazen de daha uzun süre devam eder.
Deri kalmlaşabilir ve deride yumrulara rastlanılabilinir. Saçların dökülmesi, kemiklerde ve eklemlerde meydana gelen şekil bozuklukları sinirlere tesirinden vücudun bazı yerlerinde his eksikliği, cüzzamın belirtileri arasında gelmektedir.
Hayır. Cüzzam çok az bulaşıcı bir hastalıktır ve nasıl bulaştığı da kesin olarak bilinmemektedir.
Hayır. Böyle bir kişi, ateşi düştükten sonra okuluna veya işine dönebilir. Ancak, hastalığı başkasına bulaştırabileceği için bu kimse başkalarıyla yakın temaslardan kaçınmalıdır.
Bunun öyle olduğu ve genellikle gençlerde meydana geldiği sanılmaktadır.
Hayır. Antibiyotikler tâli bakteri enfeksiyonların önlemek için kullanılmıştır; fakat hastalığın tedavisi için belli bir usul bilinmemektedir. Ateş olduğu müddetçe yatakta istirahat çok önemlidir ve ateş geçtikten birkaç gün daha hasta yataktan çıkmamalıdır. Eğer karaciğer etkilenmişse bu yatakta kalma süresi daha da uzatılmalıdır. Bu hastalık için bilinen bir tedavi yoksa da yaklaşık bütün vakaların kendiliklerinden iyileşmekte oldukları hatırlanmalıdır.
«Heterophile agglutination» testi.
Komplikasyonları çok sayıda olmamakla beraber, ciddî olabilir. Bunlar arasında şunlar vardır:
a. Boğaz enfeksiyonu.
b. Ciğerin etkilenmesi, sarılık ve kara sarılıkla.
c. Dalak yırtılması.
d. Sinir sisteminin etkilenmesi ve menenjit veya ansefalit (beyin iltihabı) meydana gelmesi. Bu vakalar çok nadirdir.

Kendi kendini sınırlayan bir hastalıktır ve nadiren görülen birkaç istisnalar dışında bir ile üç hafta arasında iyileşir. Bazı vakalar aylarca da sürebilir.
Bazı özel kan tahlillerinin yapılmasıyla.
Ateş, baş ağrısı, vücudun çeşitli kesimlerinde rahatsızlıklar ve ağrılar, boyunda, belde ve koltuk altlarındaki lenf bezlerinin şişmeleri. Dalak büyür ve kalp hücrelerinde bazı değişiklikler meydana gelir.
Beş günle iki hafta bir süre içerisinde gelişebilir.
Muhtemelen havadan gelen bir damlacık enfeksiyonudur.

VebaVeba nedir ?Veba günümüzde yaygın bir hastalık mıdır ?Veba nasıl bulaşır ?Veba nasıl önlenir ?Vebanın belirtileri nedir ?Hıyarcıklı vebası nedir ?Veba ciddî bir hastalık mıdır ?

Bruelloz

Bruselloz yalnız insanlarda rastlanan bir hastalık mıdır ?
Hayır. Hayvanları etkiler, özellikle büyükbaş hayvanları, domuzlan ve keçileri. Brusella olarak adlandırılan bir mikropla gelir. İnsanlara bu hastalanmış hayvanların sütüyle, bu hayvanlarla ve bunların dışkılarına temasla gelir.Bruselloz insandan insana bulaşır mı ?Bruselloza yakalanma ihtimalleri olanlar kimlerdir ?Brusellezun belirtileri nelerdir ?Bu hastalığın akut bir türü var mıdır ?İnsanda bruselloz nasıl önlenebilir ?

 Tularemi

 Tularemî nedir ve nasıl bulaşır ?
Bir basil ile bulaşarak gelen akut bir hastalık olup belirtileri deride yara veya ülserlerin meydana gelmesidir. Hastalık tifo nöbetine benzerliği olan yüksek ateşle gelmektedir. Yabanî hayvanlarda özellikle tavşanlarda görülen bir hastalıktır. Kan emen haşereler tarafından etrafa bulaşmaktadır. Son on yıl içerisinde bu hastalığa tetanostan fazla rastlanmıştır.İnsanlar bu hastalığa nasıl yakalanır ?Tularemi nasıl önlenebilir ?Tularemiye karşı tesirli bir aşı var mıdır ?Tularemi nasıl tedavi edilir ?

Sari Humma

Günümüzde bu hastalık neden hâlâ önemli sayılmaktadır ?*DangDang hastalığı önlenebilinir mi ?Dang hastalığını önleyecek bir aşı var mıdır ?*Afrika hummasıAfrika humması hangi ülkelerde görülmektedir ?Afrika hummasına karşı bir aşı var mıdır ?Bulaşıcı veya salgın sarılıkBulaşıcı sarılık genellikle nerelerde bulunur ve bu hastalığa yakalanması muhtemel kişiler hangileridir ?

 Sıtma

Sıtma nedir ?
Dört tip parazitten biriyle gelen bulaşıcı bir hastalıktır. Mikrobu taşıyan bir sivrisineğin ısırmasıyla veya sıtmalı birinden kan nakli yapılmasıyla gelmektedir.Sıtmanın teşhisi nasıl yapılır ?Sıtmayı önleyici bir aşı var mıdır ?Bu hastalık nasıl önlenebilir ?Sıtmanın etkili tedavi yolu var mıdır ?Sıtma tam olarak tedavi edilmediği takdirde uzun süre tekrarlama eğilimleri gösterebilir mi ?

Bulaşıcı ve virüs hastalıklarının nedenleri

Bulaşıcı hastalıkların sebepleri nedir ve bunların her birinden örnekler ?
a. Bakteriler (tifo, zatürree vb.).
b. Protozoa (amipli dizanteri, sıtma).
c. Rickettsia (tifüs, rocky mountain lekeli nöbet).
d. Virüs (enflüanza, çiçek hastalığı, kızamık).
e. Mantarlar (dezidroz, blastomikoz).
Bakteri ile virüs arasındaki fark nedir ?Bakteriler ve virüsler, gelişme ve çoğalmaları için canlı hücrelere ihtiyaç duyarlar mı ?Virüs hastalıkları nasıl yayılır ?Bakteri ve virüsler antibiyotik ve başka kimyasal ilâçlara karşı aynı tepkiyi gösterirler mi ?Bir virüs hastalığına yakalanan kişideki virüs, o hastayı aynı hastalığının tekerrürüne karşı korur mu ?Virüs hastalıklarına karşı bağışıklık nasıl temin edilebilir ?Normal soğuk algınlığına karşı tesirli bir aşı var mıdır ?

Henüz yoktur. Ancak bu yolda çalışmalara devam edilmektedir ve ileride böyle bir aşının bulunacağı kuvvetle umulmaktadır
Ölmüş veya zayıflamış virüslerden geliştirilen aşıların kullanılmasıyla. Örneğin çocuk felci ve enflüenza aşıları. Kızamık aşıları (hem canlı ve hem de zayıflatılmış virüslerden geliştirilmiş) ve kızamıkçık ve kabakulak için geliştirilmiş aşılar günümüzde genel olarak kabul edilmiş ve kullanılmaya başlanmıştır.
Her zaman değil. Birçok hallerde; çiçek hastalığı, kızamık, çocuk felci ve benzeri hastalıklara yakalanan bir hasta ikinci kez bu hastalığa tutulmaz. Fakat, soğuk alma, enflüenza vb. hastalıklardaki virüs koruyucu değildir ve aynı hastalık defalarca tekerrür edebilir.
Hayır. Birçok bakteri antibiyotik ve kemoterapik ilâçlar (penisilin, Mycin grubu, sulfa grubu vb.) ilâçlarla ölür veya etkisiz kalırken, virüslere bu gibi ilâçlar tesir etmemektedir.
Temesla, havada virüsün damla halinde kalmasıyla ve sivrisinek, bit, tahtakurusu vb. gibi taşıyıcıların aracılığıyla.
Bakterilerin buna ihtiyaçları yoktur. Onlar canlı olmayan maddelerle büyüyüp üreyebilmektedirler. Virüsler ise ancak canlı doku hücrelerinde gelişip üreyebilirler. Bu hücreler hayvan veya insan
hücreleri olabilir. Yeni doku kültür teknikleri sayesinde birçok yeni virüs tesbit edilmiştir ve bunların bazılarının, bugün artık belli olan hastalıkları geliştirmekte oldukları bilinmektedir.

Bakteriler normal bir mikroskop altında görülebilir. Virüsler ise, çok ufak olduklarından, ancak çok kudretli olan bir elektron mikroskopu altında görülebilmektedirler. Bakteriler çok ince delikli filtreden büyükleri nedeniyle geçemezken, virüsler bunlardan kolaylıkla geçebillcek kadar küçüktürler.
Geçmiş yıllarda, sıtmalılar yıllar boyunca arada sırada sıtma nöbetlerine yakalanırlardı.
Evet. Vakaların büyük çoğunluğu atabrin veya klorokin (chloro-quine) gibi ilâçlarla tedavi edilebilmektedir. Bunlar şimdi eskiden kullanılmakta olan kininin yerini almışlardır. Son yıllarda bu ilâçların da tesir göstermediği bir sıtma paraziti görülmüştür. Bu yüzden yeni tür ilâçların bulunması için bilimsel araştırmalar aralıksız devam etmektedir.
Sivrisineklerin üremesi için yararlı yerleri ortadan kaldırılması veya kontrol altına alınmasıyla. Mikroplu sivrisineklerin bulunduğu bilinen yerlerde cibinlik, kapı ve pencerelerde sinek teli kullanılmasıyla. Bu şekilde hastalığı getirebilecek sivrisineğe karşı korunulmuş olunacaktır.
Hayır.
Hastanın kan hücrelerinde bir sıtma parazitinin bulunmasıyla. Sıtmalı bir bölgede bulunmuş olan kişide periyodik titremeler ve ateş yükselmesi görüldüğü zamanlar bu hastalıktan şüphe edilmelidir.
Bu hastalığa genellikle liman işletmelerinde, yük iskelelerinde, lağımlar ve kanalizasyonlar ile farelerin en çok bulunduğu yerlerde rastlanmaktadır. Liman işçileri, kanalizasyon işçileri ve maden işçileri bu hastalığa yakalanma ihtimalleri çok olan kişilerdir.
Bulaşıcı sarılık, bulaşıcı kara sarılık (hepatitis) hastalığı ile aynı mıdır ?
Hayır. Bu hastalık bir spirokerle geçmektedir ve taşıyıcıları farelerdir. Hastalık fare ısırmasıyla ve fare pisliği veya idrarı ile bulaşmış olan su ve yiyeceklerden de gelebilmektedir.

Hayır.
Bitle gelen hastalık genellikle Avrupa ve Afrika kıtaları ile Hindistan’da görülmektedir. Kene ile gelen hastalıksa ABD’de yaygındır.
Afrika humması nedir ve nasıl bulaşır ?
Bu hastalık kendisini; gelen ateş nöbetleriyle, tamamen iyileşme belirtileri ve bunları takip eden yeni nöbetlerle göstermektedir. Burgu biçiminde bir mikrop olan spiril (spirochete germ), bit veya kene ısırmalarıyla. bulaşmaktadır.

Hayır, ancak bu yolda bilimsel araştırmalar hayli ilerlemiş durumdadır ve yakında bir aşı bulunacağı umulmaktadır.
Evet, hastalığı taşıyan sivrisinekleri imha ederek veya kontrol altına alarak. Sivrisineklerin üredikleri yerlerin üzerine DDT püskürtülmelidir.

Dang hastalığı nedir ?

Dang hastalığı bir virüs ile gelişen ve sivrisinek ısırmasıyla bulaşan tropikal bir hastalıktır.
Çünkü sarı hummanın hâlâ görüldüğü yerlerden uçak yolcuları geçmektedir. Bu enfeksiyonun bulunduğa mıntıkadan tek bir vakanın bile gelmesini önlemek büyük önem taşımaktadır. Bu bulaşıcı hastalığın bulunduğu yerlere gidecek veya oradan geçecek olan yolcuların bu hastalığa karşı aşı olmaları şarttır. Bu hastalık tifo, sıtma, enflüenza, dang veya bir tür kara sarılıkla karıştırıla-bilmektedir.
Sarı humma nedir ve nasıl bulaşır ?
Bu bir virüsün getirdiği hastalıktır. Bulaşması, daha önceden bu hastalıklı olan bir kişiyi sokmuş olup mikrobu taşıyan bir sivrisineğin dişisi (aedes aegypti) tarafından sokulmakla alınmaktadır
.

Streptomisin genellikle hastalığı süratle geçirir
Evet, ancak tesirli olabilmesi için temastan en az üç hafta önce yapılması gerekmektedir. Avcılar, kasaplar, çiftçiler ve laboratuvar işçileri, bu gibi hayvanlarla temasları olanlar bu önleyici aşıyı yaptırmaları gerekmektedir.
Yabanî tavşan veya başka kemirgen hayvanlara ellerken çok dikkatli olmakla. Bu hayvanların kürklerinden kenelerin ayıklanmasına önem verilmeli ve keneler tarafından ısırılmamak için gerekli giysiler kullanılmalı. Yenecek olan herhangi bir av etinin adamakıllı kaynatılması da gereklidir.
Bu hastalık genellikle avcılarda, tavşan derisi veya başka hayvan derileri yüzen kasaplarda, mikroplanmış tavşanlara elleyen ya da . besleyen çiftçi ve laboratuvar işçilerinde rastlanmaktadır.
Sütün pastörize edilmesiyle. Ayrıca etle uğraşmak zorunda olan kişilerin eldiven giymeleri gereklidir. Bu gibi kişilerde bütün deri yara ve bereleri derhal tedavi edilmelidir. Hasta olduğu teşhis edilen hayvanlar hemen ayrılmalıdır.
Evet. Bu tür iki veya üç hafta süreli olur ve tifo, sıtma veya veremle karıştırılmamalıdır.
Yüksek ateş, titreme, vücut rahatsızlıkları ve sancıları, çok fazla terleme ve kilo kaybı. Ateş genellikle gelip gidicidir ve arada uzun süre normal ateş olmaktadır. Bu belirtiler bir yıl veya daha uzun süreler devam edebilir. Bruselloz kronik olur ve tedavi edilmezse bu belirtiler daha birçok yıl devam edebilir.
Bu hastalığa genellikle veterinerlerde, et ambalajcılarında, kasaplarda, süt hayvanı yetiştiricilerinde ve büyükbaş hayvan besleyenlerde rastlanmaktadır.
Hayır.
Evet. Geçmiş yıllarda en öldürücü hastalıklardan biriydi. Ancak günümüzde geliştirilen streptomisin ve sulfa ilaçlarıyla eskiden % 90 oranında olan öldürücü tesiri % 20′ye indirilmiştir:
Bu ciğerlere tesir eden bir veba türüdür. Bu hastalık «droplet» enfeksiyonu ile insandan insana geçebilir.
Nöbet, ciddî titremeler, kusmak, büyük ölçüde susamak, sabahları gelen ishal, deride kan lekeleri ve lenf bezlerinin büyümeleri.
Fareleri ortadan kaldırmakla.
Vebayı getiren bakteriler fareler üzerindeki pirelerde bulunur. Bu hastalığı insanlara bu pireler bulaştırmaktadırlar.
Hayır. Vebanın ortadan kaldırılması için girişilen geniş çaptaki mücadelelerden sonra büyük salgınlara rastlanmamıştır.
Eski zamanlarda ve Ortaçağ’da, Avrupa’da ve Asya’da feci salgınlar halinde gelmiş olan çok vahim bir hastalıktır. O zamanlarda bu hastalık «Kara Ölüm» olarak tanınmaktaydı. Son büyük veba salgını 1900′de Hindistan’da olmuştu.




Gönderen =

Arkadaşima Gönder >>           Sizden önce 2345 kişi okudu.  
     



     
Yukarıdaki yazıya cevap yazmak için asagidaki formu kullanin
     


     
Cevap Formu
Adınız :
Email :
Cevabınız :
     


 
 

   

Sitemizde 20 kategoride 619 yazı 328442 defa okunmuştur.  

Copyright © 2008 Acılardeniz şiir sitesi                                                                                                                                               Tasarım: Ali Kılınç