Ruhi Su

1912 Van’da doğan Ruhi Su, 1936 Ankara Müzik öğretmen okulunu, 1942 Ankara Devlet Konservatuarı opera bölümü bittirdi. 1943-45 yılları arasında Ankara Radyosunda, 1950 yılında ise İstanbul Radyosunda konserler verdi. 1952 ye kadar Ankara Devlet Operası sanatçılığı görevini sürdürdü. Aynı yıllarda gerçekleştirilen bazı filmlerin müziklerini yaptı.İngiltere, Almanya, İsveç, Bulgaristan, Hollanda ve Avustralya’ya giderek konserler verdi. 1962 yılında ilk plakları çıktı, 1975 yılında “Dostlar Korosu”nu kurdu
Seferberlik ve Kuvayi Milliye(1971), Yunus Emre(1972), Karacaoğlan (1973), Pir Sultan Aptal (1974 ), Şiirler Türküler (1975), Köroğlu (1976), El Kapıları (1977), Sabahın Sahibi Var (1978), Semahlar (1979), Çocuklar Göçler Balıklar (1980), Zeybekler (1982 ) isimli çalışmaları ile Türk halk müziğine önemli derlemeler kazandırdı, çok sesli müzik anlayışını geliştirdi. Bugüne kadar 18 müzik CD si, 25 müzik kaseti çıkartıldı. Kitapları yayımlandı. Ulusal ve uluslararası boyutta bir çok ödül kazanmış olan Ruhi Su, 20 Eylül 1985 günü aramızdan ayrıldı.
Mehmet Ruhi Su, 1912'de Van'da doğdu. Hiç tanımadığı anne ve babasını "Ermeni tehciri" sırasında kaybettiği biliniyor. Çocukluğunu yanlarına verildiği yoksul bir aiIe ve öksüzleri yurdunda geçirdi. Bir ara İstanbul'da askeri okullarda okudu, ancak müzik sevgisi onu yeni arayışlara itti. Adana Öğretmen Okulu'nda okurken, Ankara'ya Müzik Öğretmen Okulu'na girmeyi başardı. 1935’de Cumhurbaşkanlığı Orkestrası’na seçildi, konservetuarın opera bölümünde de okudu ve daha sonra da Devlet Operası'nda çalıştı, bir süre radyoda türkü söyledi. Söylediği bir türkü yüzünden radyodaki işine son verilen Ruhi Su, 1952-57 yılları arasında 1951 TKP tevkifatı dolayısı ile hapis yattı. 1960'ta İstanbul'da Taksim Belediye Gazinosu'nda sahneye çıkan Ruhi Su, bir yandan da halk türkülerini kaydedip, arşivleme görevini üstlendi. Söylediği türkülerdeki siyasi vurgular yüzünden aleyhinde kampanyalar başlatılan ve işini kaybeden sanatçı, türküleri derleyip, yeniden yorumlama işine kendi başına devam etti. 1975'te Dostlar Korosu’nu kurdu. 1978'den sonra ürettiği kasetlerle halk müziğinin, yaygınlaşmasına büyük katkıda bulundu. Ruhi Su, 12 Eylül yönetiminin engellemeleri yüzünden yurtdışında tedavi şansı bulamadı ve 20 Eylül 1985'te öldü. Ruhi Su'nun cenaze törenine binlerce kişi katıldı ve cenaze 12 Eylül döneminin ilk büyük kitle gösterisi haline dönüştü...
Baslasin
Dünyaya gel
Insan baslasin
Tanriyi bul
Korku baslasin
Agalik, beylik
Bir bir baslasin
Bin yil, on bin yil
Bunca emek bunca yil
Nemrut bitirsin
Süleyman baslasin!
Sen ki dünyayi cennete çevirdin
Dünyaya hükmün baslasin.
Çanakkale
Simdi seferberlik ilan olanda
Bir od düstü, cümle cihan agladi
Çanakkale içinde aynali çarsi
Anne ben gidiyorum düsmana karsi
Of, gençligim eyvah!
Çanakkale içinde bir uzun selvi
Kimimiz nisanli, kimimiz evli
Of, gençligim eyvah!
Çanakkale içinde vurdular beni
Ölmeden mezara koydular beni
Of, gençligim eyvah!
EZGILI YÜREK
Hangi tasi kaldirsam
Anamla babam
Hangi dala uzansam
Hisim akrabam
Ne güzel bir dünya bu
Iyi ki geldim
Süt dolu bir torbayla
Söylece çikageldim
Kime elimi verdimse
Döndürüp yüzümü baktimsa
Kismet kapiyi çaldi
Kör pinara su geldi
Ben sakiyip durdukça öyle
Gülün kokusu geldi
Bebesi olmayana
Bunalip da kalmisa
Acilarla yüklü
Dargin yüreklere
Yetistim geldim
Iyi ki geldim
Geldik
Hepimiz bir yerlerdeydik
Baska bir yere geldik
Degisen dünyanin sürecinde
Karanlik bir sudan geldik
Ne gül eski güldür simdi
Ne beygir eski beygir
Kirmadan, incitmeden
Maymundan insana geldik
Bakmayin siz bu bencil
Bu hayvansal kavgaya
Degisen dünyanin içinde
Insana biz yeni geldik.
Insan Ve Emek
Bir sergiyle geldi bahar
Ne don vurur, ne meyve verir
Öylece bir çiçek düslemesi
Ne güzel bir oyundur canim
Taslara bakan gözün çiçegi görmesi
Benim memleketimde bugün
Kirk elli bin liradir
Resmin metrekaresi
Ve dillere destandir canim
Turan Erol beyaziyla Bodrum'un mavisi
Bir gece kulübünde bugün
Kirk bin, elli bin liradir
Bir Zeki Müren dinletisi
Ve elbette güzeldir canim
Emegin degerlendirilmesi
Ama benim memleketimde bugün
Insan kani sudan ucuz
Oysa en güzel emek insanin kendisi
Kolay mi kan uykularda kalkip
Ninniler söylemesi
Belki bu nedenle, yazik
Asilmis gibi durur
Asilmis gibi kederinden
Duvarlarimda resim
Çalgilarimda müzik
Irmak
Agaç demis ki baltaya
Sen beni kesemezdin ama
Ne yapayim ki sapin benden
Bak su agacin bilincine sen
Ölen ben, öldüren benden
Bunca analar aglayip durur da
Akip gider gelinciklerden
Kör müdür sagir midir bu irmak
Ölen ben, öldüren benden
Her yerde böyle olmus bu
Önce daga, tasa, agaca söyletmis halk
Sonunda sabahin bir yerinden
Uyanip kalmis ayaga irmak
Ölen ben, öldüren benden
SARIKAMIS
Oltu'dan girdik de Sarikamis'a
Akil ermez orda yatan ülese
Askeri kirdiran Enveri Pasa
Kitlendi kapilar, mekan agladi
Yüzbasilar, yüzbasilar
Tabur tabura karsilar
Yagmur yagip gün degisin
Yatan sehitler isilar
Ibrisimin kozalari
Battin Avsar kazalari
Sarikamis'ta kirildi
Gonca gülün tazeleri
Seferberlik
Eli silah tutanlarin gidisiydi bu
Rediflerin, vay anam kur'asinin.
Çalgilarin da insanlar gibi
Zort zort edeni var
Zom zom gideni var
Uyandim davulun bagnazligina
Davulun, trampetin
Gerilmis derilerin mustusuna
Seferberlikti bu, karsi durulmaz.
Bir sesim vardi benim
Bin sesim olsa n'olacak
Çocuklarin sesiyle adam vurulmaz
Kim getirdi bu savasi ekmegin beyazligina
Simdilerdeki gibi animsarim
Ikiz bebeklere benzerdi ekmekler
Püren bali gibi kokardi
Biz oldum olasi ekmekle doyariz da
Çocuklugum geldi aklima.
Hep savaslardan mi kaldi bu yoksulluk
Seferberlik derlerdi ben de bulundum içinde
Pelit, ekmek agaci, bal agaciydi bizim Güney'de
Çocuklar ya çok azdi, ya çok aglamazdi
Ya da aglamaya vakit kalmazdi.
Hastalik lekeli humma
Ilaç kinakinaydi
Gitsin, gitsin de gelmesin
Çocuklugum geliyor aklima.
Serhat Türküsü
Ne murdar öldüler
Ne müslüman oldular
Kiliçsiz, kalkansiz
Bir sofra kurdular
Zeytin zeytini getirdi
Incir inciri getirdi
Serbeti üzüm getirdi
Her biri bir sey getirdi
Kimi meyvesini canim,
Kimi gölgesini getirdi.
Ne dörtyüz arslana borçluyuz
Ne Sehmuz Aslan'a
Ilginlara, sazlara borçluyuz
Biz bu topraklari
Bir de yavsana.
Yaratan Bizleri Insan Yaratti
Yaratan bizleri insan yaratti
Muhabbet insana, cana muhabbet
Cümle mahlukatin üstünde tuttu,
Muhabbet insana, cana muhabbet.
Ne mutlu ki bize insan olmusuz,
Insan sevgisini gerçek bilmisiz,
Insanin dalinda açip gülmüsüz,
Muhabbet insana, insan olana.
Insan olan insan gelsin beriye
Kimi kara, kimi çalar sariya,
Aslolan hayattir bakma deriye,
Muhabbet insana, cana muhabbet.
Gönderen =
Hazal Koc
|