Kategoriler
  - Yüreğimden Nameler (69)
  - Sizin Şiirleriniz (42)
  - Ünlü Şairlerimiz (65)
  - Halk Ozanları (21)
  - Türkü Hikayeleri (74)
  - Türkü Sözleri (27)
  - Müzik Bilgisi (17)
  - Kıssadan Hisseler (13)
  - Fıkıh Köşesi (14)
  - Köşe Yazıları (20)
  - Edebiyat (21)
  - Güzel Sözler (17)
  - Hikayeler (27)
  - Sanat (17)
  - Tarih (27)
  - Felsefe (50)
  - Sağlık (34)
  - Sözlük (23)
  - Makaleler (7)
  - Video ve Resim (34)
 


En Çok Okunan 10
  -  Akciğerlerin vücuttaki görevleri nedir ? (8565)
  -  Ruh Sağlığı Ne Demektir ? (6046)
  -  Ortaçağ Avrupa Sanatı (5933)
  -  Hey On Beşli (5439)
  -  Bedri Rahmi Eyüpoglu (5266)
  -  Acılar Denizi (4128)
  -  Apandisit Genel Bilgiler (3557)
  -  Sen Yoktun (3505)
  -  Belalım (3395)
  -  Sevgi (3259)
 

En Son Eklenen 10
  -  Kücük Selmanin Prikolojisi. (819)
  -  Istemiyorum. (1129)
  -  Sonbahar (1058)
  -  Günaydin. (1071)
  -  Gülüm... (1062)
  -  ALLAHIM (1046)
  -  Kara Bulutlar (980)
  -  Istasyon (994)
  -  Neden Hep Sen Varsın (1044)
  -  Dertlerin Askiyim (1100)
 

Dost Siteler
  -  Günlük Gazeteler
  -  Kim Kimdir
  -  Canlı TV
  -  Osmanlı Tarihi
  -  Tarihte Bugün Olanlar
  -  Kesintisiz Full Dizi izle
 
Anketler
Sitemizi Nasil Buldunuz ?
Google den

Arkadaştan

Banner Link

Tavsiye Öneri

 
 
     
Yaşar Nabi Nayır

 

 

 

25 Aralık 1908'de Üsküp’te doğdu, 15 Mart 1981'de İstanbul’da öldü. 1929'da Galatasaray Lisesi’ni bitirdi. Bir dönem bankacılık yaptı. Ulus gazetesinde, Türk Dil Kurumu’nda, Milli Eğitim Bakanlığı Tercüme Bürosu’nda çalıştı. İlk sayısını 15 Temuz 1933’te çıkardığı Varlık Dergisi’ni yayınlamaya başladı. 1946 yılında bakanlıktaki görevinden istifa edip Varlık Yayınevi’ni kurdu. Ölümüne değin de Varlık Yayınevi’ni yönetti. Sanat yaşamının ilk döneminde şiirle uğraştı. Yedi Meşale Topluluğu’nun kurucuları arasında yer aldı. Sonraları öykü, roman, oyun ve deneme türünde de ürünler verdi. Çok sayıda çevirisi var. Ancak asıl önemli yönü, 48 yıl hiç aksatmadan yayınladığı Varlık Dergisi’dir. Hâlâ yayınlanan Varlık Dergisi, Türk edebiyatına büyük katkı sağladı, birçok yeni yazar kazandırdı.


ESERLERİ

ŞİİR:
Kahramanlar (1929)
Onar Mısra (1932)
Kahramanlar (1970, toplu şiirleri)

ROMAN:
Bir Kadın Söylüyor (1931)
Adem ile Havva (1932)

ÖYKÜ:
Bu da Bir Hikayedir (1935)
Sevi Çıkmazı (1935)

OYUN:
Mete (1933)
İnkılap Çocukları (1933)
Beş Devir (1933)
Köyün Namusu (1933)

 

İNCELEME-DENEME:


Balkanlar ve Türklük (1936)
Edebiyatımızın Bugünkü Meseleleri (1937)
Nereye Gidiyoruz (1948)
Yıllar Boyunca (1959)
Atatürkçülük Nedir (1963)
Atatürk Yolu (1966)
Edebiyat Dünyamız (1971)
Değişen Dünyamız (1973)
Çağımıza Ters Düşenler (1975)

ÖDÜLLERİ:

1979 Kültür Bakanlığı Büyük Ödülü, Türk edebiyatına büyük katkıları nedeniyle.

 


 

Bekliyorum  

En güzel rüyaları andıran enginlere

En güzel ümitlerle açılmak istiyorum.

Gözlerinin içinde, bilmediğim bir yere

Günlerce gitmek gitmek ve dönmemek...diyorum.

 

Fakat siyah ufkunu ne gün, ne ay açıyor.

Dalgalar bulutlardan inmiyor bu denizde.

Bekliyorum, fırtına dinmiyor bu denizde.

Bu denizde en ıssız karanlıklar yaşıyor.

 

Ve ben şimdi aydınlık sokaklar bekliyorum.

Ümidi bir yelken gibi açarak bir gemiye

Sonsuz mesafelere doğru açılsam diye

Bir güzel gün, bir sükûn, bir bahar bekliyorum.

 

Onar Mısra  

    

Ayırma gözlerini gözlerimden bu akşam,

Böyle saatlerce bak, böyle asırlarca bak.

Gözlerine yavaşça yavaşça doldu akşam,

Göklerin ateşini kalbime boşaltarak

Benim içimde yaktı sanki gurubu akşam.

Senin kirpiklerinde bir damla oldu akşam.

Gündüzden gürültüden ve kainattan ırak,

Akşamı seyredeyim bakışlarında bırak,

Ayırma gözlerini gözlerimden bu akşam,

Böyle saatlerce bak, böyle asırlarca bak.

 

Yeşil çamlar altında uyuyor şimdi ada,

Şimdi kımıldamıyor zaman bile yerinden.

Ve apacık gözlerin en derin bir rüyada,

Ve güneş pırıl pırıl akıyor gözlerinden,

Bilsen duracak gibi nasıl yavaş vurmada

Kalbin öyle muntazam, kalbin öyle derinden.

Yüzünü ipek bir tül gibisaran terinden

Güneşi yudum yudum içtiğim şu lahzada

Ruhumuz yıkanıyor yanan sonsuz semada

Fırtınalı, karanlık günlerin kederinden.

 

Sen  

    

 Aşkını gözlerinle, dün, kalbime işledin,

Bir sanatkâr, eliyle, oyar gibi mermeri.

Rüzgâr yüzü görmeyen ufkumda genişledin

Bir fırtına halinde koptuğun günden beni.

 

Daha fani olaydı kurtulurdu zarardan,

Aşkım ki farkı yoktur bir dağ başında kardan.

Gururuma basarak üstüne çıkanlardan

Dönmeyen bir sen varsın, yalnız sen varsın geri.

 

Nasıl taşta çeliğin izi kalırsa derin,

Üstüne satır satır öyle nakşoldu yerin.

Üzülme, senden sonra kalbime girenlerin

yalnız senin aksindir orda göreceklerin...

 

Sonbahar  

    

Altın rengi gözleri yanan bir semaverdi

Ilık bir çay kokusu akardı saçlarından.

Yanmanın lezzetini onda hissettiğim bir an

Ve yazın sevgisini bana önce o verdi.

 

Yaz gibi iri olgun meyveleri severdi,

Bir çocuk gibi şendi ve gülerdi her zaman

Bir mevsim gözlerinden içime doldu cihan

Ve güzel yaz günleri ne çabuk geçiverdi.

 

Artık donuk bir cam var mavi gökler yerinde.

Güneşi benden çalan o sıcak bakışlardır,

Ve yazı o götürdü mutlak beraberinde.

 

En güzel rüyaların bile bir sonu vardır:

Bir bahar rüzgârından alarak bir sabah hız

Mevsimlerin ömrünü yaşamıştı aşkımız.

Onu şimdi kaybettim ve şimdi sonbahardır.

 




Gönderen = Hazal Koc

Arkadaşima Gönder >>           Sizden önce 521 kişi okudu.  
     



     
Yukarıdaki yazıya cevap yazmak için asagidaki formu kullanin
     


     
Cevap Formu
Adınız :
Email :
Cevabınız :
     


 
 

   

Sitemizde 20 kategoride 619 yazı 328490 defa okunmuştur.  

Copyright © 2008 Acılardeniz şiir sitesi                                                                                                                                               Tasarım: Ali Kılınç