Kategoriler
  - Yüreğimden Nameler (69)
  - Sizin Şiirleriniz (42)
  - Ünlü Şairlerimiz (65)
  - Halk Ozanları (21)
  - Türkü Hikayeleri (74)
  - Türkü Sözleri (27)
  - Müzik Bilgisi (17)
  - Kıssadan Hisseler (13)
  - Fıkıh Köşesi (14)
  - Köşe Yazıları (20)
  - Edebiyat (21)
  - Güzel Sözler (17)
  - Hikayeler (27)
  - Sanat (17)
  - Tarih (27)
  - Felsefe (50)
  - Sağlık (34)
  - Sözlük (23)
  - Makaleler (7)
  - Video ve Resim (34)
 


En Çok Okunan 10
  -  Akciğerlerin vücuttaki görevleri nedir ? (8565)
  -  Ruh Sağlığı Ne Demektir ? (6046)
  -  Ortaçağ Avrupa Sanatı (5933)
  -  Hey On Beşli (5439)
  -  Bedri Rahmi Eyüpoglu (5266)
  -  Acılar Denizi (4128)
  -  Apandisit Genel Bilgiler (3558)
  -  Sen Yoktun (3505)
  -  Belalım (3395)
  -  Sevgi (3259)
 

En Son Eklenen 10
  -  Kücük Selmanin Prikolojisi. (819)
  -  Istemiyorum. (1129)
  -  Sonbahar (1058)
  -  Günaydin. (1071)
  -  Gülüm... (1062)
  -  ALLAHIM (1046)
  -  Kara Bulutlar (980)
  -  Istasyon (994)
  -  Neden Hep Sen Varsın (1044)
  -  Dertlerin Askiyim (1100)
 

Dost Siteler
  -  Günlük Gazeteler
  -  Kim Kimdir
  -  Canlı TV
  -  Osmanlı Tarihi
  -  Tarihte Bugün Olanlar
  -  Kesintisiz Full Dizi izle
 
Anketler
Sitemizi Nasil Buldunuz ?
Google den

Arkadaştan

Banner Link

Tavsiye Öneri

 
 
     
Neşet Ertaş

 

 Hayatı ve Şiirleri

Sesi ve sazı ile babası Muharrem Ertaş'ın yolunu sürdüren Neşat Ertaş, 1938 yılında Kırşehir'in Tırtıllar köyünde dünyaya geldi. Keman ve saz çalmasını öğrendi. Ankarada TRT radyo evine girdi. Güçlü derlemeleri olan ozanın kendisine ait çok sayıda güfte ve besteleri vardır. Halen Almanyada yaşamakta ve bir muzik evi çalıştırmaktadır.

Neşet Ertaş babası Muharrem Ertaş ile adeta Anadoludaki en olgun seviyesine erişen bu Türkmen/Abdal muzik birikiminin yeni bir yorumcusudur. Yoğun yöresel özellikleri ve baskın mahallilik unsurları i ile donanmış bu muziği yöresinin dışına çıkarmış, ülke genelinde ve hatta yurt dışında bilinmesini ve tanınmasını sağlamıştır.

 

KENDİ AĞZINDAN HAYAT HİKAYESİ

 

bin dokuzyüz otuzsekiz cihana

kırtıllar köyünde geldin dediler

babama muharrem, anama döne

dediysen atayı bildin dediler

 

dizinde sızıydı anamın derdi

tokacı saz yaptı elime verdi

yeni bitirmiştim üç ile dördü

baban gibi sazcı oldun dediler

 

o zaman babamdan öğrendim sazı

engin gönül ile hakk’a niyazı

o yaşımda yaktı bir ahu gözü

mecnun gibi çölde kaldın dediler

 

zalım kader devranını dönderdi

tuttu bizi ibikli’ye gönderdi

babam saz çalarken bana zil verdi

oynadım meydanda köçek dediler

 

anam döne ibikli’de ölünce

tam beş tane öksüz yetim kalınca

beşimiz de perişan olunca

babamgile burdan göçek dediler

 

yürüdü göçümüz tefleğe doğru

bu hali görenin yanıyor bağrı

üç aylık çoçuğun çekilmez kahrı

bunlara bir ana bulun dediler

 

yozgat’ın kırıksoku köyü’ne vardık

bize ana yok mu diyerek sorduk

adı arzu dediler bir ana bulduk

işte bu anadır buldun dediler

 

en küçük kardaşı kayıp eyledik

onun için gizli gizli ağladık

üstelik babamı asker eyledik

yine öksüz yetim kaldın dediler

 

zalım kader tebdilimi şaşırttı

heybe verdi dalımıza devşirtti

yardım etti yerköy’üne göçürttü

biraz da burada kalın dediler

 

yerköy’den kırıkkale’ye geldik

babam saz çalarken biz çümbüş aldık

kırşehir’e varınca kemanı çaldık

aferin arkadaş çaldın dediler

 

yarin aşkı ile arttı hep derdim

babamı bir yere dünür gönderdim

başlık çok istemişler haberin aldım

istemiyor yarin seni dediler

 

kırşehir’de yedi sene kalınca

düğün düzgün hepsi bize gelince

burada herkese yer daralınca

ankara’ya gider yolun dediler

 

ankara’da (sünnetçi) veysel usta’yı buldum

epeyce eğleştim, evinde kaldım

yüz lirayı verip bir yatak aldım

etti isen böyle buldun dediler

 

bir ev kiraladım münasip yerde

kaldı kavim kardaş hep kırşehir’de

bu aşk hançerini vurdu derinde

çaresini bulmazsan öldün dediler

 

yarin aşkı ile döndüm şaşkına

arada içerdim yarin aşkına

canan acımaz mı garip dostuna

bunu da içeriye alın dediler

 


 İKİ BÜYÜK NİMETİM VAR

 

İki büyük nimetim var

Biri anam biri yarim

İkisine de hörmetim var

Biri anam biri yarim

 

Ana deyip de geçilmez

O yar anadan seçilmez

İkisine de kıymet biçilmez

Biri anam biri yarim

 

Birisi var etti beni

Birisi yar etti beni

İkisinin de birdir yari

Biri anam biri yarim

 

AYVA TURUNÇ NARIM VAR

 

Ayva turunç narım var

Benim ah ü zarım var

Hep derdinden ağlarım

Bir vefasız yarim var

 

Al almayı ver narı

Ağlarım zarı zarı

Tez günlerde gönderin

O ahu gözlü yari

 

Ayva turunç nar bende

Aldı aklım yar bende

Hiç melhem kar eyleme

Yar yarası var bende

 

Ayva turunç neyleyim

Halimi arz eyleyim

Zaten bende talih yok

Ta küçükten böyleyim

 

GÖNÜL DAĞI

 

Gönül Dağı yağmur yağmur boran olunca

Akar can özümde sel gizli gizli

Bir tenhada can cananı bulunca

Sinemi yaralar dil gizli gizli

 

Dost elinden gel olmazsa varılmaz

Rızasız bahçanın gülü derilmez

Kalpten kalbe bir yol vardır görülmez

Gönülden gönüle yol gizli gizli

 

Seher vakti garip garip bülbül öterken

Kirpiklerin oku cana batarken

Cümle alem uykusunda uyurken

Kimseler görmeden gel gizli gizli

 

AHU GÖZLERİNİ SEVDİĞİM

 

Ahu gözlerini sevdiğim dilber

Sana bir sözüm var diyemiyorum

Sırrımı ellere veremiyorum

Derdimi ellere diyemiyorum

 

Helal olsun al yanaktan aldığım

El uzatıp gonca gülün derdiğim

İnce belini tatlı dilini sevdiğim

Kırılsın kollarım duramıyorum

 

Al yanaktan aldıracağım azıktır

Tarama zülfünü gönlüm bozuktur

Öksüzüm garibim bana yazıktır

Destursuz yanına varamıyorum

 

ACEM KIZI

 

Çırpınıp da şan ovaya çıkınca

Eylen şan ovada kal Acem Kızı

Uğrun uğrun kaş altında bakarken

Can telef ediyor gül Acem Kızı

 

Seni saran oğlan neylesin mal

Yumdukça gözünden döker mercanı

Burnu fındık ağız kahve fincanı

Şeker mi şerbet mi bal Acem Kızı

 

NEREDESİN SEN

 

Şu garip halimden bilen işveli nazlı

Gönlüm hep seni arıyor neredesin sen

Datlı dillim güler yüzlüm ey ceylan gözlüm

Gönlüm hep seni arıyor neredesin sen

 

Ben ağlarsam ağlayıp gülersem gülen

Bütün dertlerim anlayıp gönlümü bilen

Sanki kalbimi bilerek yüzüme gülen

Gönlüm hep seni arıyor neredesin sen

 

Sinemde gizli yaramı kimse bilmiyo

Hiç bir tabip bu yarama melhem olmuyo

Boynu bükük bir Garibim yüzüm gülmüyo

Gönlüm hep seni arıyor neredesin sen

 

YARE GİDEM

 

Yare gidem yare gidem

Yareliyim nere gidem

Bu derdimin dermanını

Almaya ben yare gidem

 

Saçlarını ben öreyim

Buna dayanmaz yüreğim

Seni vermem Ezraile

Ben öleyim ben öleyim

 

Yar elinde yar elinden

Yareliyim yar elinden

Dermansız bir derde düştüm

Dermanı var yar elinden

 

DOYULUR MU?

 

Tatlı dile güler yüze

Doyulur mu doyulur mu

Aşkınan bakışan göze

Doyulur mu doyulur mu

 

Doyulur mu doyulur mu

Canana kıyılır mı

Cananına kıyanlar

Hakkın kulu sayılır mı

 

Zülüflerin dökse yüze

Yar badeyi sunsa bize

Lebleri meyime meze

Doyulur mu doyulur mu

 

Hem bahara hemi yaza

Yarın ettikleri naza

Yar aşkına çalan saza

Doyulur mu doyulur mu

 

Garibim geldik gitmeze

Muhabbetimiz bitmeye

Yar île sohbet etmeye

Doyulur mu doyulur mu

 

NE GÜZEL YARATMIŞ

 

Ne güzel yaratmış seni yaradan

Esmesin sevdiğim yeller incidir

Güzelsin sevdiğim gülden goncadan

Uzanmasın sana yar yar eller incidir

 

Kipriklerin oktur kaşın yay kimi

Gözlerin aklımı etti zay gimi

Cemalin güneşe benzer yüzün ay gimi

Değmesin zülüfler yar yar teller incidir

 

BİLEMEDİM KIYMETİNİ KADRİNİ

 

bilemedim kıymatını kadrini

hata benim günah benim suç benim

eliminen içtim derdin zehrini

hata benim günah benim suç benim

 

bir günden bir güne sormadım seni

körümüş gözlerim görmedim seni

boşa mecnun eylemişim ben beni

hata benim günah benim suç benim

 

bilirim suçluyum gendi özümde

gel desem gelirdin benim izimden

her ne çekti isen benim yüzümden

hata benim günah benim suç benim

 

sana karşı benim bir sözüm yoktur

haklısın sevdiğim kararın haktır

garibim derdimin dermanı yoktur

hata benim günah benim suç benim

 

NEYLEDİN DÜNYA

 

aydost deyince yeri göğü inleten

muharrem usta'ydı bunu dinleten

gönül kırmazdı bilerekten,bilmeden

insan velisini neyledin dünya

 

sazını çalarken kendinden geçen

gönülden gönüle kapılar açan

aşkın dolusunu nefessiz içen

gönül delisini neyledin dünya

 

garibim babamdı muharrem usta

bilirim aşıktı sevdiği dosta

"sazımın emaneti.." diyen en son nefeste

sazın ulusunu neyledin dünya

 

DELİ BORAN

 

uzak yoldan geldim hasretim için

hani nerde babam muharrem nerde

yaralı bülbülüm ses vermez niçin

yüreği yanığım o kerem nerde

 

o garip gönüllüm,dertli bakışlım

feleğin elinde sinesi taşlım

yüreği yaralım,gözleri yaşlım

gönül evi yıkık,viranım nerde

 

fetholurdu feryadını dinleyen

feryadı içinde derdin anlayan

kuşlar gibi viranede inleyen

ecinnice deli boranım nerde

 

okula gidemedim bu dert benimdi

hemi benim derdim,hem babamındı

hemi babam,hemi öğretmenimdi

geribim dersimi verenim nerde

 

ANAM AĞLAR

 

Anam ağlar başucumda oturur

Derdim elli iken yüze yetirir

Bu dert beni yiye yiye bitirir

 

El çek tabip el çek benim yaramdan

Ölürüm kurtulmam ben bu yaradan

 

Anama babama yüzüm kalmadı

Bir su ver demeye yüzüm kalmadı

Doktora tabibe lüzum kalmadı

 

El çek tabip el çek benim yaramdan

Ölürüm kurtulmam ben bu yaradan

 

AŞKIN BENİ DELİ EYLEDİ

 

Aşkın beni deleyledi

Yaktı yaktı kül eyledi

El alemi kul eyledi

Yar beni beni...

Mecnunum sahra içinde

Yunusum derya içinde

Eyübüm yara içinde

Sar beni beni...

Aslı'yısan Kerim'i bul

Derde derman vereni bul

Garip gibi viranı bul

Sar beni beni...

 

ÇİÇEK DAĞI

 

Çiçekdağı derler de, var mı sana zararım

Yâr yitirdim uğrun uğrun ararım

Üç güneydi benim kavli kararım

Beş gün oldu nazlı yârim gelmedi

Derdime bir derman ver Çiçekdağı

Yârim hey, yine mi ben yandım

 

Hana vardım han değil

Penceresi cam değil

Bugün ben yâri gördüm

Ölürsem de gam değil

 

Çiçekdağı derler garibin yurdu

Hep orada arttı efkârı derdi

Zâlim felek beni yârden ayırdı

Yârden ayrılması zor Çiçekdağı

Yârim hey, yine mi ben yandım

Çiçekdağı derler methini etmek

Kolaymıdır seni terkedip gitmek of!

Hele şu gurbetin kahrını çekmek

Gel onu da bana sor Çiçekdağı

Şâhım hey, yine mi ben yandım

 

EVVELİM SENSİN

 

Cahildim dünyanın rengine kandım

Hayale aldandım boşuna yandım

Seni ilelebet benimsin sandım

Ölürüm sevdiğim zehirim sensin

Evvelim sen oldun ahirim sensin

Sözüm yok şu benden kırıldığına

idip başka dala sarıldığıma

Gönülüm inanmıyor ayrıldığına

Gözyaşım sen oldun kahirim sensin

Evvelim sen oldun ahirim sensin

Garibim can yıkıp gönül kırmadım

Senden ayrı ben bir mekan kurmadım

Daha bir gönüle ikrar vermedim

Batınım sen oldun zahirim sensin

Evvelim sen oldun ahirim sensin

 

GEL SEVELİM

 

Gel sevelim sevileni seveni

Sevgisiz suratlar gülmüyor canım

Nice gördüm dizlerini döveni

Giden ömür geri gelmiyor canım

 

Özü gülmeyenin yüzü güler mi

Sevgisiz muhabbet Hakk'a değer mi

Seven insan kaşlarını eğer mi

Zorunan güzellik olmuyor canım

 

Sevgi haktır seven alır bu hakkı

İçi güler dıştan görünür farkı

Sevmeyene akmaz sevginin arkı

Boş lafla oluklar dolmuyor canım

 




Gönderen = Hazal Koc

Arkadaşima Gönder >>           Sizden önce 534 kişi okudu.  
     



     
Yorum :siirlerin engüzelleri

Gönderen : sibelçelebi, Tarih : 2009-06-17

     


     
Cevap Formu
Adınız :
Email :
Cevabınız :
     


 
 

   

Sitemizde 20 kategoride 619 yazı 328507 defa okunmuştur.  

Copyright © 2008 Acılardeniz şiir sitesi                                                                                                                                               Tasarım: Ali Kılınç