Kategoriler
  - Yüreğimden Nameler (69)
  - Sizin Şiirleriniz (42)
  - Ünlü Şairlerimiz (65)
  - Halk Ozanları (21)
  - Türkü Hikayeleri (74)
  - Türkü Sözleri (27)
  - Müzik Bilgisi (17)
  - Kıssadan Hisseler (13)
  - Fıkıh Köşesi (14)
  - Köşe Yazıları (20)
  - Edebiyat (21)
  - Güzel Sözler (17)
  - Hikayeler (27)
  - Sanat (17)
  - Tarih (27)
  - Felsefe (50)
  - Sağlık (34)
  - Sözlük (23)
  - Makaleler (7)
  - Video ve Resim (34)
 


En Çok Okunan 10
  -  Akciğerlerin vücuttaki görevleri nedir ? (8565)
  -  Ruh Sağlığı Ne Demektir ? (6046)
  -  Ortaçağ Avrupa Sanatı (5933)
  -  Hey On Beşli (5439)
  -  Bedri Rahmi Eyüpoglu (5266)
  -  Acılar Denizi (4128)
  -  Apandisit Genel Bilgiler (3558)
  -  Sen Yoktun (3505)
  -  Belalım (3395)
  -  Sevgi (3259)
 

En Son Eklenen 10
  -  Kücük Selmanin Prikolojisi. (819)
  -  Istemiyorum. (1129)
  -  Sonbahar (1058)
  -  Günaydin. (1071)
  -  Gülüm... (1062)
  -  ALLAHIM (1046)
  -  Kara Bulutlar (980)
  -  Istasyon (994)
  -  Neden Hep Sen Varsın (1044)
  -  Dertlerin Askiyim (1100)
 

Dost Siteler
  -  Günlük Gazeteler
  -  Kim Kimdir
  -  Canlı TV
  -  Osmanlı Tarihi
  -  Tarihte Bugün Olanlar
  -  Kesintisiz Full Dizi izle
 
Anketler
Sitemizi Nasil Buldunuz ?
Google den

Arkadaştan

Banner Link

Tavsiye Öneri

 
 
     
Bağlama Tarihi

 

Orta Asya´dan Anadolu`ya

Anadolu müziğini hem felsefi ve kültürel, hem de müzikal açıdan bir enstrümanla ifade etmek istesek bu hiçkuşkusuz Bağlama olurdu.

Anadolu Halk Müziği sazları içinde "Telli-Tezeneli" sazlar sınıfına giren Bağlama, hem birçok ayrı boyda sazdan oluşan geniş bir ailenin genel adı, hem de bu ailenin bir ferdinin ismidir.

Bağlamayı tarihsel süreç içinde incelediğimizde, adı ilk olarak Dede Korkut hikayelerinde gecen Kopuz´a ulaşırız. Yaklaşık 2000 yıllık bir geçmişi olan ve birden çok telli saz türünü kapsayan kopuz, Orta Asya´daki Türk boyları tarafından kullanılmış ve yine onlar eliyle Anadolu´ya gelmiştir.

Orta Asyalı eski Türk kavimlerine ait inanç sistemi olan Şamanizm´e baktığımızda, bireyin toplum, doğa ve doğatüstü olaylarla ilişkisinde her bakımdan önemli işleve sahip bir ikili göze çarpar: Şaman ve Kopuz.


Kopuz eşliğinde Şaman tarafından özel ezgi ve sözlerle yönetilen danslı ayinler; şiir, müzik ve dansı da aşan mistik ve dini bir karaktere sahiptir. Müzik, şiir ve dansın; büyü, hekimlik, iyi ve kötü ruhlarla iletişim faaliyetiyle içiçe geçtiği bu ayinlerde şaman ve kopuzun işlevi, bireylerin mistik inançlarına kutsal bir misyonla aracılık etmektir.

Şamanizm'in dünya görüşü içerisinde merkezde yer alan kopuz kültürü, doğumdan ölüme dek her alanda, hastalıkların tedavisinden savaş meydanlarına kadar her insani etkinlikte söz sahibidir. Bugün elimizde olan bağlamanın atası da, yukarıda kısaca değinilen dünya görüşünün, kendisinde sese dönüştüğü ve yayla çalındığında «Iklığ» adını alan Kopuz'dur.

Su kabağını oyarak, ince bir deri gerip, sap eklemek ve at kılı teller geçirmek suretiyle kopuzun ilk formunu ortaya çıkartan bir estetik duyuş ve arayış; iletişimin kısıtlı olduğu sözlü kültür geleneği içerisinde, uzun,doğal ve serbest bir değişim ve gelişim sürecinden geçmiş; Anadolu ruh ve kültür potasının şimdiki şeklini verdiği bağlama ile de kültürel ve müzikal açıdan son haline ulaşmıştır.

 

Anadolu Kaynakları…

Bağlamanın orta asya ve kopuz kökenli olduğu konusunda hemen tüm tarihçiler görüş birliğine varsa da yapılan arkeolojik kazılar, kopuzun kökeninin ise Doğu Akdeniz, Mezopotamya, ve Anadolu olabileceği savını da gündeme getirmiştir.

Yani bu düşünceye göre bağlamanın atası Orta Asya kopuzu, kopuzun kökeni ise yine Mezopotamya, Doğu Akdeniz ve Anadolu`dur.

Arkeolojik bulgulara baktığımızda bağlama benzeri uzun saplı lutlara ilk olarak MÖ. 3 bine ait, Akad devri mühürlerde rastlanır. Yapılan kazılarda (özellikle MÖ. 2. binden başlayarak kullanıldığı sanılan) küçük yapıdaki uzun saplı lutlar, yine Doğu Akdeniz, Mezopotamya ve Anadoluda görülür.

Frigyalılar, Lidyalılar ve Urarturlarca da kullanıldığı bilinen bağlama benzeri çalgıların Anadolu'da bulunan en eski örnekleri ise, MÖ. 1680-1375 tarihlerinde, Eski Hitit Dönemi'ne aittir. Geç Hitit Dönemi'ne ait çeşitli kabartma taş levhalar üzerinde de bu tip çalgılara rastlanır.

İngilizce “luth” adının, Arapça "el-ud"dan gelmesi; Endülüs kültürü aracılığıyla bu ismin Avrupa kültürüne geçtiği ve luth, lauta, lauda gibi adlara dönüştüğü ve bu evrim sürecinin günümüz gitarına kadar geldigi de düşünülürse; Anadolu, Mezopotamya ve Mısır üçgeninin uzun saplı lutların tarihinde önemli bir işleve sahip olduğu da daha bir belirginleşir.

Ayrıca gelecekte yapılacak araştırmalar kopuzun kökenininin tarih öncesi Anadolu lutları olup olmadığı sorusuna da ışık tutacaktır.

 

Yerelden Ulusala…

Tarihsel süreç içinde ırızva, bozuk, bulgari, dutar gibi isimler taşıyan bağlama ailesi için Anadolu`da bugüne dek gerek tel sayısına: "ikitelli", "üçtelli""onikitelli" gibi; gerek boy ve akorduna: cura, çöğür, bağlama, bozuk, tambura; gerekse mekansal özelliğine göre: divan sazı, meydan sazı gibi isimlendirmelere rastlanır.

Bugün ise binlerce yıllık teknik, kültürel ve müzikal birikimi ile bağlama, özellikle Anadolu´da gelişen zengin otantik tavır ve düzen(akort) çeşitliliği, değişik formdaki geniş ailesi, tezene ve el ile çalış tekniği ile çok yönlü bir icra ve ifade birikimine ulaşmıştır.

Özellikle genç kuşağın her geçen gün artan yoğun ilgisi, ve buna bağlı olarak oluşan yapım atelyeleri, akademik eğitim kurumları, ve usta icracıları ile özellikle son 30 yılda her açıdan son derece hızlı bir gelişim gösteren ulusal sazımız, uluslararası arenada da gitgide daha geniş bir yer edinemektedir. 

 




Gönderen =

Arkadaşima Gönder >>           Sizden önce 349 kişi okudu.  
     



     
Yukarıdaki yazıya cevap yazmak için asagidaki formu kullanin
     


     
Cevap Formu
Adınız :
Email :
Cevabınız :
     


 
 

   

Sitemizde 20 kategoride 619 yazı 328564 defa okunmuştur.  

Copyright © 2008 Acılardeniz şiir sitesi                                                                                                                                               Tasarım: Ali Kılınç